HZ MUHAMMEDİN BAZI İLETİŞİM TEKNİKLERİ

Hz. Muhammed’in (s.a.v) bazı iletişim teknikleri

İnsan insana iletişimi öncelikli problem olarak ele alan Hz. Muhammed sadece inanan insanları değil; dini dili ırkı rengi cinsiyeti sosyal statü ve rolü farklı da olsa bütün insanları değerli görerek muhatap almış kucaklamış; onlarla sağlıklı bir iletişim sürdürmüştür. Hz. Muhammed (sav) ilâhi mesajları insanlar tarafından algılanabilir duyu¤lup hissedilebilir okunup konuşulabilir ve yazılabilir hale çevirmiş; hayata döndürülebilir ve yaşanıp örnekleri çoğaltılabilir bir yapıya kavuşturmuştur. Bir peygamber olarak Hz. Muhammed (sav) gönderiliş gaye ve misyonunu insanlarla kurduğu iyi diyalog ve iletişimle gerçekleştirmiş; bunun için hem yaşadığı çağda geçerli olan çeşitli iletişim yöntemlerini kullanmış hem de ferdin ve toplumun psikolojik özelliklerini dikkate alarak mesajını en iyi ve etkili bir şekilde sunmaya gayret etmiştir.


1-Mesajın kaynağı olarak Hz. Muhammed (sav)’in kendini tanıtması: Bilindiği gibi Hz. Peygamber Mekke’de gâyet tabiî bir hayat sürmek¤teydi. Güvenilir bir kişiliğe sahip olması dışında toplumca bilinen farklı bir yönü yoktu. Bundan dolayıdır ki peygamberliğini ilan ettiğinde insanların: “O ihtar (Kur’ân başka kimse kalmadı da) aramızdan ona mı indirildi?…”(1) şeklindeki itirazlarıyla karşılaştı. Muhataplarına “…Allah dileseydi ben onu size okumazdım ve onu size hiç bildirmezdi. Ben ondan önce aranızda bir ömür boyu kalmıştım (böyle bir şey yapamamıştım) düşünmüyor musu¤nuz?”(2) demesi emredildi. Onun kendisini tanıttığı bazı sözleri de şunlardır: “Ben sadece tebliğciyim hidâyet edip doğru yola ileten Allah’tır.”(3) “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.”(4) “Ben muallim olarak gönderildim.”(5) “Ben günde yüz defa Allah’a istiğfarda bulunurum.”(6) Bedir savaşında bazıları kendi nöbetlerini Ona ikram etmek isteyince onlara: “Ne siz benden daha güçlüsünüz ne de ben sizin aldığınız sevaptan müstağniyim.”(7) demiş ve empatik bir tavırla insanlarla kendisi arasında eşitlik duygusu yaratmaya dikkat etmiştir. Hz. Peygamber kendi özelliklerine dikkat çektiği gibi çevresindeki insanların da kişisel özelliklerine dikkat etmiştir.


2-Bireyin özelliklerini dikkate alması: Hz. Peygamber cemaate imam olmak gibi kamu hizmetini yü¤rütecek kişinin Kur’ân’ı en iyi bilen ve en iyi okuyan biri olmasını istemiş¤tir. Kur’ân bilgisinde eşit olma durumunda ise sünneti ve dini pratikleri en iyi bilip uygulayanın; eğer bunda da denk olurlarsa önce hicret etmiş olanın; bunda da denk iseler yaşça en büyüğün imam olması gibi objektif kriterlere uyulmasını istemiş; ayrıca yetkili bir kişinin olduğu yerde onun izni olmadıkça bir başkasının imamlığa geçmesinin hoş olmayacağım belirtmiştir. Bu tavrıyla Hz. Peygamberin büyüğe-küçüğe mevki ve makama gere¤ken ilgiyi gösterdiği sonucunu çıkarabiliriz.


Hz. Muhammed (sav) insan insana diyaloglarında da bireysel farklılıklara dikkat etmiştir. Örneğin eşinin doğurduğu siyah çocuğun kendisinden olma¤dığı iddiasıyla reddetmek isteyen bir bedevî ile aralarında şöyle bir diyalog geçmiştir: “Benim eşim siyah bir çocuk doğurdu. Ben bu çocuğu reddetmek istiyorum.” “Senin develerin var mı?” “Evet.” “O develerin renkleri nasıldır?” “Kırmızıdır.” “Bunların içinde beyazı siyaha çalan boz deve var mı?” “Evet onların içinde boz renkli develer elbette vardır.” “Öyleyse bu boz renklerin nereden geldiğini düşünüyorsun?” “Ya Rasûlallah bu soyunun damarıdır ona çekmiştir.” “Belki bu oğlan da eski bir soy köküne çekmiştir (yani ona benzemiştir).” Hz. Muhammed (sav) burada peygamberlik otoritesine dayanarak “hayır ben Allah’ın Elçisi olarak söylüyorum bu senin çocuğundur” dememiş; bedevînin anlayacağı dilden yaşadığı hayattan bir benzetme ile sevi¤yesini dikkate alarak konuşmuş muhatabın tecrübesinden de faydalanarak ikna edici üslupla âdeta sonucu bedevîye söylettiren bir yöntemle problemi çözmüştür.


3-Toplumun özelliklerini dikkate alması: Hz. Peygamberin farklı farklı muhatapları olmuştur. Onlardan bazı¤ları kendisini görebilmekte dinleyebilmekte günlük hayatı Onunla paylaşıp sürekli Onunla etkileşim içinde bulunabilmekteydi. Bazıları ise bu kadar canlı bir iletişim içinde bulunamazken diğer bazıları da daha sonradan ina¤nanlara katılmış veya sonradan gelmiş nesiller içinde bulunacaklardı. Dola¤yısıyla Hz. Muhammed (sav) peygamberlik misyonu gereği toplumu oluşturan fertlerin bireysel özellikleri kadar toplum psikolojisini de çeşitli iletişim yöntemlerini kullanırken göz önünde bulundurmuştur. Örneğin O yerken içerken giyinirken yaşadığı bölgenin şartlarına göre hareket etmiştir. Yine O konuşurken hutbe irad ederken kendisini dinleyen ilk muhataplarının yete¤neklerini sürekli gözetmiş örneklerini muhataplarının yaşadığı ve iyi bildiği bir dünyadan seçmiştir. Hayvanlardan deve bitkilerden hurma Onun başlıca örneklerini teşkil etmiştir. Onun çevresindeki insanların bir kısmını medenî¤ler (şehirde yaşayan) bir kısmım bedeviler (çölde yaşayan) oluşturmuştur. Bu sebeple Hz. Muhammed (sav) bütün çağları ve bütün insanlığı kapsayacak mesajlarını iletirken özellikle ilk mu¤hataplarının akıl ve düşüncelerine algı ve kabiliyetlerine göre iletişimde bulunmak gibi oldukça zor bir sorumluluğun bilinci içinde hareket etmiştir.


4-Her fırsatta insanlarla iletişim kurmaya çalışması: Hz. Peygamber de çevresindeki insanlarla canlı bir iletişim içinde ol¤muş yanına gelene iyi davranmış gelmeyenleri de ziyaret ederek mesajını ulaştırmaya gayret etmiştir. Onun panayırları dolaşması ve Taif’e gidişi de iletişim amaçlı olmuştur. Ayrıca misafirperverlik ve misafire ikramda bulunma gelmeyene gitme ilişkiyi kesmeme hasta ziyaretinde bulunma cenazelere katılma onun günlük işleri ve tavsiyeleri arasındadır.
Yahudilerden Hz. Peygamber’e hizmet eden bir çocuk vardı. Hastalanınca onun ziyaretine gitti. Baş ucuna oturdu ve bu esnada onun Müslüman olmasını arzuladığını bildirdi. Çocuk yanı başındaki babasına bakınca babası da Hz. Peygamber’e uymasını istedi ve çocuk Müslüman oldu. Genel yaklaşım ve tavsiyesi “…senin vasıtanla Allah’ın bir tek kişiye hidâyet vermesi senin için kırmızı develere sahip olmaktan daha hayırlıdır.”(Cool şeklinde olan Hz. Peygamber bu çocuğun Müslüman olması üzerine sevinç ve memnuniyetini “Onu benim vesilemle ateşten kurtaran Allah’a hamd olsun.” sözleriyle dile getirmiştir.(9)


5-Empati kurarak karşısındaki kişileri etkilemesi: Allah Elçisini “And olsun içi¤nizden size öyle bir peygamber geldi ki sıkıntıya uğramanız Ona ağır gelir; size düşkün müminlere şefkatli merhametlidir.”(10) şeklinde tanıtmış kendi¤sine “Ben de sizin gibi bir insanım.”(11) demesini emrettiği Elçisinin empatik tavrına dikkat çekmiştir. Hz. Peygamber de bir hadisinde inananların birbir¤lerini ve hissettikleri duygularını karşılıklı olarak anlamaya çalışmalarını isteyerek: “Nefsim kudretinde olan Allah’a and olsun ki bir kul kendisi için istediğini komşusu veya kardeşi için istemedikçe tam iman etmiş olamaz.”(12) buyurmuştur.


6-İnsan sevgisini öne çıkarması: “Sizden biri bir başkasını sevdiğinde bu sevgisinden onu haberdar et¤sin.”(13) buyuran Hz. Peygamber bir gün Muaz b. Cebel’in elinden tutarak: “Ey Muaz vallahi ben seni severim. Kıldığın namazların ardından ‘Allah’ım Seni zikretmek Sana şükretmek Sana güzelce ibadet etmek üzere bana yar¤dımcı ol’ diye dua etmeyi sakın ihmal etmeyesin.”(14) diye öğütte bulunur. Diğer bir sözünde de: “Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki sizler iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şey söyleye¤yim mi? Aranızda selamı yayınız.”(15) buyurmuştur.
sitemize 08.05.2008 16:11:24 tarihinden itibaren 132725 ziyaretçiziyaretçi girmiştir
Din
KUTLUYORUZ 2 YAŞINDAYIZ
Web Stats 99.6 RADYO ZEMZEM Winamp ile Dinle => Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=